Erkek ve kadın fiziksel, zihinsel, duygusal yönden farklı iki ayrı varlıktır. Allah bu iki kutsal varlığı, birbirlerini tamamlamak, bir bütün oluşturmak üzere yaratmıştır. Aralarındaki farklar karşıtlık değil, bir madalyonun iki yüzü gibi bütünlüğün simgesidirler. Fark edilen farklar ruhun gelişimini sağlar, yaşama renk, zenginlik ve doyumsuz lezzet katar.

Oysaki milyonlarca yıldan beri birlikte olan erkek ve kadın hala birlikte yaşamanın yollarını bulamamış görünüyorlar… Kavgalar, mücadeleler, boşanmalar, davalar ile uğraşıyorlar. Farkların zenginliği içinde yaşamak yerine kendi egemenliklerini sağlamaya, karşı tarafın farklarını yok sayıp kendilerine uydurmaya çalışıyorlar. Çatışmaları önlemek için uyum çabası göstermek, ise birlikteliğe ağır borçlar yüklüyor. Uyum çabası içinde olan taraf, kimliğinden, kişiliğinden büyük fedakârlıklar yapıyor.

Kadın ve erkek arasındaki farkları gerçek zenginliğe dönüştürmek; sevgi, saygı ve özgürlük içinde birlikte gelişmenin yollarını bulabilmek için kadın-erkek yaşamını cinslerin mücadelesinden, cinslerin dansına dönüştürebilmeyi öğrenmemiz gerekiyor.

Kitap, yaşanmış olaylar ve örneklerle bu öğretiye hizmeti hedeflemektedir.